OSTEOPOROZ

Osteoporoz Nedir?
Osteoporoz, ya da daha çok bilinen adıyla "kemik erimesi", kemiğin mineral içeriğinin azalması nedeniyle dayanıklığının azalması, yani kalitesinin düşmesidir. Vücutta kortikal kemik ve trabeküler kemik olmak üzere iki ayrı kemik türü vardır. Kortikal kemik tüm vücut kemiklerinin %80'ini oluştururken, trabeküler kemik, bir arıpeteği yapısında olan ve yüzey alanı daha geniş bir kemik türüdür. Trabeküler kemik omurgalarda ve uzun kemiklerin uç kısımlarında yeralır ve osteoporoza bağlı kırıklara en hassas bölgeler de buralarıdır.

Kemikler sürekli olarak yapım-yıkım olaylarının ardarda devam etmesiyle yenilenen canlı dokulardır. Trabeküler kemiğin yapım-yıkım hızının kortikal kemiğe göre 4-8 kat daha hızlı olması bu kemikleri kırıklara daha hassas hale getirmektedir.

SAĞIKLI KEMİK OSTEOPOROTÝK KEMÝK

 

Kadınlarda 40 yaşına kadar yapım-yıkım olayı dengeli bir şekilde devam ederken, bu yaştan itibaren yıllık %0.5'lik bir oranda geri dönüşümsüz bir kemik kaybı olur. Bu, özellikle menopozdan itibaren daha da hızlanır ve menopozda olan bir kadın her yıl trabeküler kemiklerinin %5'ini ve tüm vücut kemik dokusunun %1-1.5'luk bir kısmını kaybeder. Bu kayıpılar 10-15 yıllık hızlı bir dönemden sonra oldukça azalır. İşte bu aşamaya kadar kaybedilen kemik dokusu miktarı kadının ileride kemik kırığıyla karşılaşıp karşılaşmayacağını belirleyen en önemli etkenlerden biridir. Zira bu süre içerisinde trabeküler kemiğin %50'si kortikal kemiğin ise %30'u kadar bir miktarı kaybedilmiş olabilir.


Osteoporoz Hangi Kemikleri Etkiler?
Osteoporoz en sık vücudun yükünü taşıyan ve trabeküler yapıda olan omurları etkiler. Tüm osteoporoz olgularının %47'si omurlarda, %20'si kalçada (uyluk kemiğinin baş kısmında), %13'ü bileklerde ve %20'si diğer kemiklerde görülür.

Bunun sonucunda özellikle ileri yaşlarda omurlardaki çökme kırıklarına bağlı olarak boyda kısalma olabileceği gibi (bir kadının ileri yaşlarda boyu 15-20 cm'ye kadar kısalabilir!), hafif düşmeler sonucunda yada kendiliğinden, başta kalçada olmak üzere diğer kemiklerde hayatı tehdit eden kırıklar meydana gelebilir.


Osteoporoz Erkeklerde de Görülür mü?
ABD'de yapılan bir araştırma, 50 yaş ve üstü erkeklerin, prostat kanseri gibi kemik erimesi (osteoporoz) riski altında da bulunduğunu belirledi.

Yapılan araştırmalarda, 50 yaş üstü 8 erkekten birinde osteoporoz ile ilişkili kırıklar saptadıklarını belirten uzmanlar, Kafkas kökenli erkeklerde ise 65 yaşın üstünde kemik kırılmalarının yaygın olduğunu söylediler. Erkeklerdeki osteoporoz ile ilişkili kırıkların yüzde 80'ini kalça kırıklarının oluşturduğu, kalça kırığı olan erkeklerde ölüm oranının aynı durumdaki kadınlara göre ilk yıl içinde iki kat fazla olduğu belirlendi.


Osteoporozun Çıkmasını Neler Kolaylaştırır?

1- Her iki cinste de olmasına rağmen Kadınlarda iki kat daha fazladır. Kadınsanız, menopozdan sonra osteoporoz riski dörtte birdir Kadınlarda daha sık görülmesine rağmen 75 yaşın üzerindeki her üç erkekten birinde de bu olasılık vardır.

2- 50 yaş üstünde olanlar, (Yaşla birlikte osteoporoz riski artmaktadır.)

3- Menopoza veya andropoza girmiş olanlar, (Kadınlarda östrojen, erkeklerde testesteron düzeylerinin düşmesi, kemik yıkımını hızlandırır çünkü östrojen ve testesteron kemiklerdeki kalsiyumun azalmasını önleyen hormonlardır. Kadında menopozda östrojen erkekde ise andropozda testesteron düzeyleri düşünce kemik yıkımı artar.)

4- Düşük kalsiyum içeren yiyeceklerle beslenenler,

5- Fiziksel aktivitenin, hareketliliğin ve egzersizin az olması;

6- Ailede osteoporozlu kimselerin bulunması,

7- Vücut yapısı (Kısa boylu, ince yapılı kişiler iri yapılı, kilolu kişilere göre daha fazla osteoporoz riski taşımaktadırlar),

8- Beyaz tenli, açık renk gözlü olanlar,

9- Kolalı ve kafeinli içecekleri çok fazla tüketenler, (Günde üç fincan kahve içilmesi idrarda atılan kalsiyum miktarını iki katına çıkarmaktadır.)

10- Bazı ilaçların uzun süre kullanımı (Kortikosteroidler, antikonvülzanlar, antikoagülanlar, tiroid ilaçları gibi bazı ilaçları uzun süreden beri yüksek dozda kullananlar)

11- Bazı hastalıklar (Şeker hastalığı, tiroid bezinin fazla çalışması, mide barsak operasyonu geçirmiş olanlar; hareketsizlik, felçler ve diğer bazı endokrin hastalıkları gibi bazı hastalıkların olması)

12- Böbrek taşı sorunu yaşayanlar,

13- Aşırı alkol tüketenler,

14- Sigara içenler,(Sigara, östrojen miktarını ve kalsiyumun barsaklardan emilimini azaltarak kemik kaybını artırmaktadır.)


Osteoporozun Belirtileri Nelerdir ?
Osteopororoz'un klinik belirtileri;

1- Kırıklar : Çok basit travmalarda bile ortaya çıkar.

En sık görülen kırıklar ise;
== el bileği,
== omurga,
== bel kemiği ve
== kalça kemiği kırıklarıdır.

Kalça kırığı osteoporoz'un en dramatik sonucudur. Kalça kırığı geçiren kadınların yaklaşık %20'si 1 yıl içinde ölmektedir ve büyük kısmında kalıcı bozukluklar ortaya çıkmaktadır. Kalça kırıklarının büyük kısmı cerrahi tedavi gerektirir ve mali külfeti ağırdır.

Ancak bu bulgular kemik kütlesinin %30 - 40 gibi önemli bir kısmı kaybolana kadar görülmeyebilir.

2- Bel ve sırt ağrısı : Çoğu kez hareketle, yük kaldırmakla başlar; istirahatla geçer.

3- Boyda kısalma,omugada kırık,

4- Sırtta kamburlaşma, omuzlarda yuvarlaklaşma.


Osteoporozun tanısı nasıl konur ?

Kemik yoğunluğunu ölçen cihazlar ve kemik tomografisi ile tanı konabilir.

Hiç bir şikayeti olmayan kadınlarda bile menopoza girdiklerinde bir kez ve daha sonra beşer yıllık aralıklarla kemik ölçümü önerilmektedir.


7- Osteoporoz Tanısında Kullanılan Sözel Test Var Mı ?

Bu konuda kolaylıkla uygulanabilen Bir dakikalık Osteoporoz Risk Testi vardır.

OSTEOPOROZ RİSK TESTİ

1- Aile bireylerinizden herhangi birinde hafif bir çarpma veya düşme sonrası kalça kırığı meydana geldi mi ?

 Evet        Hayýr

2- Herhangi bir kemiğinizde hafif bir çarpma veya düşme sonrası kırık meydana geldi mi ?

 Evet        Hayýr

3- Üç aydan daha uzun süre kortikosteroid (kortizon, prednizon, vb) kullandınız mı ?

 Evet        Hayır

4- 3 cm. den daha fazla boy kaybınız oldu mu ?

 Evet        Hayýr

5- Düzenli olarak aşırı alkol alır mısınız ?(Güvenilir alkol limiti üzerinde)

 Evet        Hayýr

6- Günde 20 sigaradan fazla içer misiniz ?

 Evet        Hayýr

7- Sık sık ishal olur musunuz ?(Çöliyak hastalığı veya Crohn Hastalığı nedeniyle)

 Evet        Hayýr

8- 45 yaşından önce mi menapoza girdiniz ?

 Evet        Hayýr

9- İmpotans -ereksiyon güçlüğü-, libido -cinsel istek- azlığı veya düşük testosteron seviyesiyle ilişkili olabilecek herhangi bir başka belirtiden hiç şikayet ettiniz mi ?

 Evet        Hayýr

YANITLAR

1- Risk faktörü 0 olanlar (Evet cevabı yok ise):

İyi haber : Herhangi bir osteoporoz risk faktörünüz yok. Fakat yeterli kalsiyum alımı ve egzersiz de dahil olmak üzere sağlıklı bir kemik için uygun yaşam stilini sürdürerek kemiklerinizdeki kazanımdan emin olmalısınız. 50 yaşın üzerinde bir kadınsanız size doktorunuzla kemik sağlığınız hakkında konuşmanızı öneririz.

2- Risk faktörü 1 olanlar (1 Evet var ise):

Yanıtlarınız osteoporoz riski olabilecek bir faktöre sahip olduğunuzu gösteriyor. Bu sizin osteoporoz hastası olduğunuz anlamına gelmiyor. Size kemik sağlığınız hakkında doktorunuzla konuşmanızı (bu testi yanınızda götürün) ve kemik mineral yoğunluğu ölçümü yapılması konusunda onun fikrini almanızı öneririz. Yeterli kalsiyum alımı ve egzersiz de dahil olmak üzere sağlıklı bir kemik için gerekli yaşam stilini sürdürdüğünüzden emin olun.

3- Risk faktörü 2 veya daha fazla olanlar (2 veya daha fazla Evet var ise):

Yanıtlarınız sizin osteoporoz riski altında olduğunuzu düşündüren muhtelif risk faktörleriniz olduğunu gösteriyor. Bu sizin osteoporoz hastası olduğunuz anlamına gelmiyor. Size kemik sağlığınız hakkında doktorunuzla mümkün olduğu kadar çabuk konuşmanızı ve kemik mineral yoğunluğu ölçümü yaptırmanız hakkında onun fikrini öğrenmenizi tavsiye ederiz. Bu testi yanınızda götürün, doktorunuz ek sorular sormak isteyebilir.


Kalsiyumun Osteoporozdaki Rolü Nedir ?
Kalsiyum kemik, diş ve tırnak sağlığında önemli rol oynar. Sağlıklı kemik oluşumu, bunun devamı ve kemik kaybının önlenmesi için kalsiyum dengesi çok önemlidir. Büyüme dönemindeki çocuklar, ergenler, gebeler ve emziren kadınlar kalsiyuma en çok ihtiyacı olanlardır. Kemik kütlesi otuzlu yaşlarda maksimum miktarına erişir. Araştırmacılar, özellikle genç yaşlarda bol kalsiyum alınmasının, ileri yaşlarda osteoporoz riskini azalttığını belirtiyorlar.

Yaşla birlikte kalsiyum emilimi azalır. Eğer 65 yaşın üzerindeyseniz D vitamini yapımı da azalmıştır. D vitamini, kalsiyumun kemiklere ulaşması için gerekli bir vitamindir. Kadınlarda östrojen düzeylerinin düşmesi, kemik yıkımını hızlandırır çünkü östrojen kemiklerdeki kalsiyumun azalmasını önleyen bir hormondur. Menopozda östrojen düzeyleri düşünce kemik yıkımı artar.


Osteoporoz'a Karşı Ne Zaman Önlem Almalıyız ?
25-35 YAŞLARI ARASINDA (DORUK KEMIK KÜTLESI OLAN YAŞLAR) SAHIP OLDUĞUNUZ KEMIK KÜTLESI NE KADAR FAZLAYSA YANI "BANKADA" NE KADAR ÇOK KEMIĞINIZ VARSA NORMAL YAŞLANMADA OSTEOPOROZ GELIŞME RISKI O ÖLÇÜDE DÜŞÜK DEMEKTIR

Sağlıklı bir geleceğin temelleri, doğumdan itibaren dengeli ve düzenli bir yaşam biçimine sahip olmakla atılabilir. Sağlıklı kemiklere sahip olmak için de gerekenler (beslenme, egzersiz...) yaşamın her döneminde yapılmalıdır.

Gelecekte başkalarına bağımlı olmadan ve sağlıklı yaşayabilmek için, kemik sağlığımızla ilgili girişimleri yapmak için, menopoza giriş dönemi geç de olsa uygun bir zamandır.

Menopozda bu konuya eğilmek ise hiç olmazsa süratli kemik kaybını azaltabilecek ve daha aktif ve daha sağlıklı bir yaşamı mümkün kılacaktır.

Unutmayın, bu dönemde, kemiklerinizin kırılmaya başlamadan önce, osteoporoza yönelik testler yapılmalı ve tesbit edilmesi durumunda bir an önce tedaviye geçilmelidir.


Osteoporozdan Korunmak ve Tedavisi İçin Neler Yapılmalı ?
1- Yeterli Kalsiyumu Almak

Süt ürünleri en zengin kalsiyum kaynaklarıdır. Kalorileri kısıtlamak için az yağlı süt ve az yağlı peynirleri seçebilirsiniz.

Süt, peynir ve yoğurt gibi süt ürünleri kalsiyum açısından özellikle zengindir. Birçok Kadın şişmanlatıcı olduğu varsayımıyla, süt ürünlerinden kaçınır. Kaygınız buysa, şunu düşünün: kaymağı alınmış sütten yapılan süt ürünleri, tam yağlı sütten yapılan yüksek kalorili ürünlerle aynı miktarda ya da biraz daha fazla kalsiyum içermektedir.

Diğer kalsiyum kaynakları arasında konserve som balığı ve sardalye (kılçıklarıyla birlikte), brokoli, lahana, ıspanak gibi koyu yeşil sebzeler, fasulye, küçük kuru fasulye, benekli fasulye, soya ve börülce gibi fasulyeleri içerir.


Günlük besinleriniz arasında süt ve süt ürünleri fazla yer tutmuyorsa kalsiyum desteği almanız gerekir. Kalsiyum desteği alırken dikkat etmeniz gerekenler:

  • Küçük dozlarda alın, Her bir doz 600 mg'ı aşmasın. Küçük dozlar daha iyi emilir.
  • Yemekle birlikte alın, Yemek yenilirken asit üretiminin uyarılması, kalsiyum emilimini artıran bir faktördür.
  • D vitamini ile birlikte alın, Bir multivitamin almıyorsanız kalsiyumun yanı sıra 200-400 IU D vitamini içeren bir kalsiyum desteği seçin.
  • Yeterli kalsiyum alınması, kemik yıkımının yavaşlamasını sağlayarak osteoporoz riskini azaltacaktır. Kalsiyum ve D vitamini desteğinin yanı sıra düzenli ağırlık kaldırma egzersizleri yapılması kemikleri güçlendirecektir. Kadınlarda egzersiz ve yeterli kalsiyum alımı ile kombine edilen östrojen tedavisi, kemik erimesi ve kırıklara karşı en iyi savunmadır.

2- Yeterli D vitaminini almak

D vitamini ince barsaklardan kalsiyumun emilmesine yardımcı olur, kalsiyumun kemiklerde ve dişlerde tutulmasını sağlar. D vitamini ve kalsiyumun uzun süreli eksikliği osteoporoza neden olur. Bu sebeple kalsiyum yanında yeterli D vitamini almak gereklidir.

Yeterli D Vitamini almak için;

Biraz güneşe çıkın. Vücudumuz, D vitaminini güneş ışınları yardımıyla sentezler, ancak yaşla birlikte vücudun UV ışınlarından D vitamini sentezleme yeteneği azalır. Yaz aylarında haftada üç defa 10-15 dakika güneşlenmek faydalı olacaktır.

D vitamini desteği alın. Özellikle az güneşe çıkanların D vitamini desteğine ihtiyacı vardır. Kalsiyum tableti alıyorsanız içinde 200-400 IU D vitamini de bulunmasına dikkat edin.

3- Egzersiz yapmak.

Ağırlık çalışması, yürüyüş, koşu, merdiven tırmanma, kayak osteoporozdan korunmak için kemik yapıcı egzersizlerdir. Yüzme ve bisiklet iyi birer egzersiz olmakla birlikte kemiklere fazla yararı yoktur.

Yıllar boyu alışkanlık haline gelmiş egzersiz, Osteoporoz'un en iyi ilacıdır.

4- Hormon Tedavisi.

Buradaki temel yaklaşım, vücuttan eksilmiş olan ve kemik dayanıklılığını azaltan hormonların yerine konmasıdır.

Bunları Biliyor musunuz ?

  • Osteoporoz, menopoz veya yaşlanmanın kaçınılmaz bir sonucu değildir. Aksine, teşhis edilebilen, tedavi edilebilen ve dolayısıyla önlenebilen bir hastalıktır.
  • Bir kadının osteoporoza bağlı kalçasının kırılma ihtimali, onun, meme, rahim ve yumurtalık kanseri olma ihtimallerinin toplamına eşittir.
  • Osteoporoz, hiç belirtisiz senelerce sürebilir ve kırık olmadan önce kemikleri sessizce zayıflatır. Bu yüzden "sessiz hırsız" adı da verilmiştir.
  • Kalça kırığı olan 5 kişiden birinin 1 yıldan fazla yaşayamadığı saptanmıştır.
  • Erkeklerde ve daha genç kadınlarda da osteoporoz gelişebilir.
  • Kemiğin %30'u kayboluncaya kadar normal röntgenle tesbit edilemez. Kemik mineral yoğunluğu ölçümü testi, kırıklar oluşmadan önce osteoporozun saptanabileceği en iyi yoldur.
  • Kalsiyum içeren sağlıklı beslenme ile beraber, egzersiz yaparak ve doktorunuzun denetiminde gerekli önlemleri alarak osteoporozu önleyebilirsiniz
   



 

Bültenler Ana Sayfası

Sayfanın Başı


Ana Sayfa | Medila Hakkında | Testler | Bülten | Konum | Başvuru | İletişim | Linkler